Sessizlik

Sıradan bir sabahti onun için.Rutin, akşamdan kaldigi gecelerden birisini daha arkada bırakmış,yeni bir güne uyaniyordu.Kendisi gibi olanların yaşadığı bir ortak hayatı paylaşıyordu.

Güneşin doğuşu ,her sabah olduğu gibi perdelerin arasından yastığını aydınlatıyor,uykusuna son vermesini gerektiğini fısıldıyordu zihnine.

Henüz o günü planlamamisti.O günün diğer sıradan günler gibi mi geçeceğini , yoksa ardışık bir olaylar serisi ile gideceği şehri bilmiyordu.Bir önceki gecenin getirdigi uykusuzluk etkisiyle çok sevdiği yatağından ayrılmak istemese de,sahip olduğu sorumluluklar nedeniyle kalkması gerekliydi.Bir isi vardi.Severek yada sevmeyerek gorevlerini yerine getiriyor ama bir sekilde bu tekduze yasam döngüsünde kurtulmanin planlarini da yapiyordu.Son bir kere kollarını yana açmadan sonra ayaklandı bir anda,banyo aynası karşısında buluverdi kendini.

Gözlerinin altı her zamanki gibi kabarmışti ve rengi cildinin renginden farklıydı.Yuzunu bir avuç suyla islatip hemen giysi dolabina doğru yolaldi.Karisik kıyafetler arasında istediği gömleği buldu.

Mavi sevdiği soft renkti.Sportif giyinmek onun için önemliydi.Rahat bir yaşam tarzı vardı.Hemen kitaplarını ve notlarını toparlayıp asansörün yolunu tuttu.Oturdugu apartmandaki komşular ile arası çok iyi değildi.Alt katta bir zabıta,eşi ve iki çocuğu ,karşısında bir elektrik teknisyeni henüz yeni evli oturuyordu

Çok yakın değildi aslında,yapısında böyle bir insandı.Samimiyeti belirli bir seviyede tutmayı seviyordu.Toplanmayi ,bir arada olmayı çok sevmiyordu.

Aracına bindiğinde herzaman ki gibi arkasındaki derin çukura aracı düşürdü.Toparlamasi zor oldu ama başardı .Ofise vardığında saat 08.15 ve masasında onu bekleyen birçok klasör mevcuttu.Vakit kaybetmeden o çok sevdiği sandalyesine oturdu ve hemen dünden kalan kaydettiği dosyayı açarak işlere koyuldu.

Sabah Kahvesini yudumlarken masasındaki telefonun ısrarlı cinlamasi ile ahiziye kaldirdi.Karsi taraftan gelen alo sesi hiç yabancı değildi.Uzak akrabalarından birisine benziyordu.Jason dedi karşı taraf ve devam etti.”Ailemizin en büyük torunu sensin.buyuk büyük dedem Alfred’in yaklaşık yarım yüzyıl önce bıraktığı bir evde hatıra defterinde,2.dunya savaşında Fransa’da bir kadın arkadaşı olduğu ve ondan bir çocuk sahibi olduğundan bahsediliyordu.O kişinin torunu şu anda vasiyetinde tüm malvarlığını üvey akrabalarına bırakıyor diyordu”

Jason hikayenin sadece son kısmına odaklanmış ,akrabanın kim olduğu nerede yaşamış olduğu umurunda bile değildi.Gozlerindeki uyku hali bir anda düzeldi .Daha dikkatli bir şekilde dinlemeye devam ediyordu.Kahvede etkisini yavaş yavaş göstermiş saat 10.15 gibi sabah molasini vermisti.

Yorum bırakın